MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/07/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı ...’nun diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların, kendisini kasten yaraladıklarını ve aracına hasar verdiklerini, bu eylemleri nedeniyle haklarında yapılan ceza yargılaması sonunda, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek, yaralama ve araç hasarı nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların eyleminin ceza dosyası ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının maddi tazminat istemini davalılardan müteselsilen, manevi tazminat istemini ise ayrı ayrı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Hükümde ise, davalıların hem maddi, hem de manevi tazminat yönünden müteselsilen sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır.
HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Şu halde, mahkemece, talep aşılarak manevi tazminat istemi yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b) Dosya kapsamından, ... . Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/135 esas ve 2012/58 sayılı kararı ile davalılar hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından
kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda, haksız tahrik indirimi uygulanarak cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir.
Şu halde, ceza dosyasındaki kanıtlardan eylemin haksız tahrik altında işlendiği sabittir. Mahkemece, belirlenen maddi tazminat miktarından tahrik indirimi oranında, manevi tazminattan ise matematiksel olmamak koşuluyla uygun bir indirim yapılması gerekli olup, haksız tahrik indirimi yapılmamış olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2 (a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı ...'nun diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy