MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ..., ... ve ... aleyhine 04/04/2012 gününde verilen dilekçe ile 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun'dan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının davalılar ... ve ...’a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının, davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun uyarınca ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; PKK/KCK Terör Örgütü yandaşlarınca gerçekleştirilen molotof kokteyli saldırı nedeniyle çıkan yangında dava dışı Suphi Beylen'in yaralandığını, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle yaralanan şahsa ödeme yapıldığını, davalıların olay nedeniyle yargılandığını ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle meydana gelen zararın rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıların davaya cevap vermediği görülmüştür.
Mahkemece, davalıların eylemlerinin sübut bulmadığı gerekçesiyle rücuen tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Ceza dosyasının incelenmesinde; adı geçen davalının, sanık olarak yargılandığı.... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/72 esas, 2013/133 sayılı kararıyla, diğer suçlarının yanı sıra hüküm kısmının 2. bendinde katılan ...’e yönelik öldürmeye teşebbüs eyleminin sabit görüldüğü ve cezalandırıldığı, kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, dava dışı ...’in davalı ...’ın eylemi nedeni ile 16/02/2011 tarihinde yaralandığı hususunun dosya kapsamı ile sabit olduğu ve bu yaralanması nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşıldığına göre adı geçen davalının eyleminin sübut bulmadığı gerekçesi ile istemin tümden reddine karar verilmesi doğru değildir. Şu durumda, mahkemece kapsam belirlenip davalı ...'ın sorumluluğu yoluna gidilmelidir. Bu yön gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının davalılardan ...'a yönelik temyizi yönünden BOZULMASINA, davacının diğer davalılar ... ve ...’a yönelik temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine 14/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy