MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar Adalet Bakanlığına izafeten Muhakemet Müdürlüğü ve ... aleyhine 30/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 08/12/2015 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/01/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı ... adına Avukat ... geldiler, diğer davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının davalılardan Adalet Bakanlığına yönelik tüm, davalılardan ...’ya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının davalılardan ...’ya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... nolu parselde kayıtlı taşınmazı icra dosyasında yapılan ihale sonucu 24/01/2011 tarihinde satın aldığını, davalılardan ...’nın ihalenin feshi davası açtığını ve yargılama sonucu reddedildiğini, temyiz aşamasında temyiz isteminden feragat ettiğini, 8 aylık sürede taşınmaz zilyetliğinden mahrum kaldığını, taşınmazın meçhul kişiler tarafından kullanılamaz hale getirildiğini, masraf yapmak zorunda kaldığını, ödediği paraya faiz işletilmediğini beyan ederek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacının iddialarının doğru olmadığı, illiyet bağının kurulamadığı ve zararının oluşmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalılardan ... tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddedildiği ve temyiz aşamasında bu istemden feragat edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece davacının maddi zararının oluşup oluşmadığına yönelik keşif dahil tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle davalılardan ... yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının davalılardan Adalet Bakanlığına yönelik tüm, davalılardan ...’ya yönelik diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy