MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/02/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 07/12/2015 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/10/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hazine zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görevli iken 926 sayılı Personel Kanunu'nun 112. maddesi gereğince mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan Hv. Plt. Üstğm davalının öğrenim giderine ilişkin hazine alacağının tahsili için yapılan tebligatlara rağmen ödeme yapılmadığını beyan ederek maddi zararının tazminini istemiştir.
Davalı haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece 10/06/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından 15/12/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda 12/07/2012 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun'un geçici 1/2 ve 6000 sayılı Kanun ile değişik 5401 sayılı Kanun'un 3. maddelerinin dikkate alındığı ve zarar kapsamının belirlendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu düzenlemeler dikkate alınmamıştır. Şu durumda somut olaya ve yasal düzenlemelere uygun 15/12/2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi gerekirken mevzuata aykırı, yanılgıya dayalı rapor esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı yararına takdir olunan 1.630,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy