MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ... vekilleri Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kasten öldürme nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm,davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkeme gerekçeli kararı ve davacılar vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Şöyle ki, davalı ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2009 gün ve 2008/345-2009/68 sayılı ilamı ile verilen 12 yıl 6 ay hapis cezası mahkumiyeti onanarak kesinleşmiş olup, davalı 21/06/2008 ile 16/10/2015 tarihleri arasında cezaevinde olduğundan yasal kısıtlılık altına girmiş, 22/05/2012 tarihinde ise vasisi tarafından Avukat ..., davalı adına vekil tayin edilmiştir. Yasal kısıtlılığın son bulduğu 16/10/2015 tarihinden sonra da aynı vekil dava ve duruşmaları takip etmiş, gerekçeli karar tebliği de vekile yapılmıştır. Davacının yasal kısıtlılığın son bulduğu tarihten sonra kısıtlandığına dair bir vesayet kararı dosya kapsamında yer almadığı gibi davacının başkaca hükümlülüğünün bulunmadığı UYAP sisteminde bulunan cezaevi kayıtlarından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de; özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davalının yasal kısıtlılığının son bulması ile vekalet ilişkisinin de sona ermesi nedeniyle Avukat ...’a gerekçeli kararın tebliğ edildiği 11/11/2016 ve davacılar vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği 02/01/2017 tarihlerini kapsar mahiyette, davalı asıl tarafından Avukat ...’a verilmiş vekaletname bulunup bulunmadığının araştırılması, var ise dosya içerisine alınması, vekaletname yoksa gerekçeli kararın davalı asıla usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, temyiz süresi beklenildikten sonra dosyanın gönderilmesi için geri çevirme kararı verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlanıp gerekli temyiz süresi beklendikten sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 07/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy