MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...
aleyhine 04/12/2015 gününde verilen dilekçe ile babalığın inkar edilmesi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/11/2016 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 10/03/2017 günlü kararın davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı; annesinin dava dışı ... isimli kişi ile evli iken davalı ile cinsel ilişkiye girip hamile kaldığını, bu hamilelikten kendisinin doğduğunu, annesinin hamileliği sırasında davalının bu durumu bildiği halde annesini terk ettiğini, annesinin de babasız kalmaması için kendisini dava dışı... isimli şahsın nüfusuna kaydettirdiğini, annesinin bu kişiden boşandıktan sonra ise yine dava dışı... isimli kişiyle evlenerek yurt dışında yaşamaya başladığını, davalının annesini ve kendisini arayıp sormadığını, gerçek babasının davalı olduğunu annesi ölüm döşeğinde iken öğrendiğini, önce soybağının reddi daha sonra babalık davası açtığını, 2015 yılında verilen kararla davalının babalığına hükmedildiğini belirterek; davalının kendi çocuğu olduğunu bildiği halde ilgisiz kalıp baba şefkatinden mahrum bıraktığı üvey baba yanında büyümeye mecbur ettiği gerekçesi ile manevi zararının tahsilini istemiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacının iddialarının ispatlanamadığı, davalının davacının kendisinin çocuğu olduğunu bilmediği, herhangi bir kusurunun bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; davacının istinaf istemi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince başvurunun reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından özellikle tanık beyanlarından; davacının annesinin, dava dışı bir başka kişi ile evli iken davalı ile cinsel ilişkiye girerek hamile kaldığı, bu ilişkiden davacının doğduğu ve çocuğun sahiplenmesi için davalıya götürüldüğü, davalının çocuğu kabul etmediği, davacının da bir süre dedesi ve anneannesi tarafından bakılıp büyütüldüğü, daha sonra annesi ve annesinin ikinci eşi ile birlikte ççç’ya gittiği anlaşılmaktadır. Şu durumda hamileliği ve doğumu bilen davalının çocuğu olan davacıya karşı ilgisiz kaldığı,
bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli çabayı hiç göstermediği, yaşanan bu durumun davacının ruhsal uyum ve dengesini sarstığı ve kişisel değerlerinde eksilme duygusu yaşadığı bu durumdan davacının öz babası olan davalının sorumlu tutulması gerektiği kabul edilerek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçe ile istemin tümden reddedilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy