MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 09/07/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/05/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/03/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkilerinin ikamet ettiği apartman sakini dava dışı ...tarafından konutuna internet bağlantısı yapılması için davalı şirket ile irtibata geçildiğini, olay tarihinde davalı şirket çalışanı olan diğer davalılar ... ve ...'in ... kablo çekilmesi sırasında asansör boşluğunu kullandıkları sırada hiçbir uyarı levhası koymaksızın asansör kapısını açık vaziyette bıraktıklarını, alışverişten dönen davacıların desteği ...'ın binanın zemin katındaki asansöre binmek için kapıyı açtığında asansör kabinin yerinde olamaması nedeniyle asansör boşluğuna düşerek yaralandığını ve hastanede tedavi gördüğü sırada vefat ettiğini, ölenin eşi ve çocukları olan davacıların dava konusu olay nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını belirterek uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, taraflarına kusur atfedilemeyeceğini ve her türlü önlemin alınmasına rağmen kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davalılar ... ve ...'ın TBK'nın 49. maddesi uyarınca diğer davalılar ... ve şirketin ise TBK'nın 66. maddesi uyarınca sorumlu oldukları benimsenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "ıslahın zamanı ve şekli" başlıklı 177. maddesinde ise ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar, sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği ve karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği düzenlenmiştir.
Somut davada, davacılar davayı HMK 109. maddesi uyarınca kısmi dava olarak açmışlar ve yargılama aşamasında 06/04/2016 havale tarihli ıslah beyanını içeren dilekçe ile talep konusu miktarı arttırmış ve artırılan kısma ilişkin eksik harcı da ikmal etmişlerdir. Davalılara yukarıda belirtilen kanun maddesi gereği usulüne uygun olarak ıslah dilekçesi tebliği yapılmamış olup davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir.
Şu halde; davacılar tarafından sunulan 06/04/2016 havale tarihli ıslah dilekçesinin davalılara tebliği ile davalıların hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına imkan verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacılar vekili, dava dilekçesinde destek ...'ın emekli olduğu ve aylık gelirinin 3.850,00 TL olduğunu ileri sürmüş, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise dava dilekçesinde desteğin bildirilen gelirine ilişkin davalıların bir itirazının olmadığı gerekçesiyle desteğin aylık geliri 3.850,00 TL esas alınarak rapor hazırlanmış, mahkemece desteğin geliri konusunda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece; davacıların desteğinin olay tarihinden rapor tarihi olan 22/02/2016 tarihine kadar emsal geliri araştırılarak davacıların destekten yoksun kaldıkları tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1 ve 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalılar yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy