(6098 S. K. m. 74 ) (818 S. K. m. 53)
Dava ve Karar : Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisi aleyhinde Bakırköy 4. İcra Dairesinin 2007/4880 esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, takibe konu senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle şikayet yoluna başvurduğunu ve .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1226 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile takibe konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığının anlaşılması üzerine takibin iptaline karar verildiğini, icra takibi nedeniyle davaya konu gayrımenkulüne haciz uygulandığını, uzun süre devam eden haciz nedeniyle evini satamadığını, zor durumda kaldığını ve evinin piyasa değerinin düştüğünü belirterek, maddi ve manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davaya konu senetlerin davacının dava dışı ... ....'e olan borcu nedeniyle düzenlendiğini, icra takibine konu edilmek üzere .... tarafından kendisine verildiğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı hakkında yapılan icra takibinin haksız olmadığı, takibe konu senetlerin davacının … .…e olan borcu nedeniyle düzenlendiği, alacağın mahkeme kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin olarak davalılar hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/32 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda 2015/359 sayılı beraat kararının verildiği, anılan kararın temyiz incelemesi aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın özelliği nedeniyle ....Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/32 esas sayılı dosyasının sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/03/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy