MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/03/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/02/2017 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 17/10/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin ... Spor Kulübü başkanı olduğunu, ... Gazetesi'nin 02/10/2014 tarihli nüshasında, davalı tarafından kaleme alınan "Palyaço ve Maskara" başlıklı yazıda, müvekkili hakkında eleştiri sınırlarını aşan "maskara, "pişkin", "ayıp nedir bilmeyen" gibi ifadelerin kullanıldığını, bu ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünü, davalı hakkında ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/7 Esas sayılı dosyası ile hakaret suçu nedeniyle ceza davası açıldığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, basının haber verme hakkı sınırları içinde yayın yapıldığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, söylemlerin sert eleştiri düzeyinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; yazının yazıldığı dönemde ... Spor Kulübü yönetiminde olan davacının kulüple ilgili aldığı kararların ve genel tutumunun eleştiri konusu yapıldığı, davacının futbol kamuoyunda ve futbol seyircisi nezdinde kamuya mal olmuş kişiliği göz önüne alındığında hakkındaki sert ve kırıcı eleştirilere katlanması gerektiği, yazının görünür gerçeğe uygun olduğu ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı hakkında, davaya konu yazısı nedeniyle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/7 esas sayılı dosyasında, hakaret suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davaya konu yazıda kullanılan ifadelerin eleştiri sınırlarını aşmadığı gerekçesiyle davalının beraatine karar verildiği, ancak kararın temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu ve kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy