MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/04/2014 gününde verilen dilekçe ile siyasi parti üyeliğinden kesin olarak çıkarmaya ilişkin parti disiplin kurulu kararının iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 57. maddesinde; hakkında partiden veya gruptan geçici veya kesin çıkarma cezası verilen parti üyesinin, bu cezaya karşı disiplin kuruluna sevk eden organ veya merci veya disiplin kurulunun görev ve yetkisizliği veya alınan kararların kanuna, parti tüzüğüne ve iç yönetmeliğe şekil ve usul bakımından aykırı bulunduğu iddiasıyla, parti itiraz yollarını kullandıktan sonra nihai karar niteliğindeki son karara karşı otuz gün içinde nihai kararı veren merciin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebileceği, mahkemenin bu itirazları, diğer işlerden önce ve en geç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlayacağı ve bu kararın kesin olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenleme gereğince; parti üyeliğinden çıkarılmaya ilişkin displin kurulu kararının iptali istemine ilişkin asliye hukuk mahkemesince verilen kararlar kesin olup temyizi kabil olmadığına göre, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen karar kesin olduğundan, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy