MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 09/12/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Gazanfer Tan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dairemizce verilen 25/10/2017 tarih, 2015/14964 esas ve 2017/6368 karar sayılı ilamda; gerekçeli kararın davalı ... vasisine usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, usulüne uygun tebliği sağlanarak, temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de; özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkumiyet sebebine dayanan kısıtlılık halinin, kişinin hapis halinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.
UYAP kayıtlarından; davalı ...’ın 21/09/2016 tarihinde cezaevinden çıkmasıyla vesayetin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerekçeli kararın bizzat davalıya tebliğ edilmesi gerekirken, vesayet yasa gereği kendiliğinden sona erdiği halde vasiye tebliğ edilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, usulüne uygun şekilde davalı asıla tebligat yapılıp temyiz süresi beklenildikten sonra tekrar gönderilmek üzere dosyanın ikinci kez geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a tekrar gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE 21/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.