MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 16/01/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem (trafik kazası) sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalılardan ...’a ait diğer davalı ...’un sevk ve idaresindeki araçla bir kısım davacılar desteği Hacı Eltutan’ın sevk ve idaresindeki motorsikletle kavşakta çarpışması sonucunda, destek Hacı Eltutan’ın ölümüne, davacılardan motorsiklete yolcu olarak bulunan Durdu Çeritli’nin yaralanmasına sebebiyet verildiğini, olayın meydana gelmesinde davalı ...’un kusurlu olduğunu belirterek davacılar yararına manevi tazminat isteminde bulunmuştur
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 15/04/2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda davacılar murisinin %75 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespit dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. (TBK m. 74) maddesi gereği ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı ...’un trafik kazası sebebiyle birden fazla kişinin yaralanması ve ölümüne sebebiyet verilmesinden dolayı ceza yargılaması yapıldığı, yargılama esnasında 03/08/2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan raporda davalı ...’un kırmızı ışıkta geçmesi sebebiyle tam ve asli kusurlu bulunduğunun tespit edildiği ve mahkemece bahsi geçen rapor dikkate alınarak davalı hakkında bilinçli taksirden mahkumiyet hükmü tesis edildiği, kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Şu halde; mahkemece, ceza yargılamasında hükme esas alınan raporda davalının kırmızı ışıkta geçmek suretiyle tam ve asli kusurlu olduğu hususunun maddi vakıa olarak belirlenmesi karşısında aksi yönde kusur belirlemesi yapan 15/04/2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy