MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 27/04/2011 gününde verilen dilekçe ile taksirle yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a-) Dava, taksirle yaralama eylemi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalılardan ...'ın araç maliki, diğer davalı ...'nın sürücüsü olduğu ...plaka sayılı aracın, müvekkilinin sürücüsü olduğu...plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalının olayda asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında kafasında, vücudunun çeşitli bölümlerinde yaralanmalar meydana geldiğini ve hastanede yatışının yapıldığını, hastane masraflarına katlandığını, işine gidemediğinden dolayı gelir kaybının oluştuğunu, manevi açıdan da yıprandığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili, müvekkillerinin kusurunun olmadığını, davacının kendi kusuruyla dava konusu olaya sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 27/04/2011 tarihli dava dilekçesinin içeriğinden maddi tazminat kapsamında kazanç kaybının yanı sıra tedavi giderlerini de talep ettiği, ancak mahkemece davacının tedavi giderlerine ilişkin olarak tazminat hesabı yapılmadığı ve bu taleple ilgili hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır.
Şu halde; davacının tedavi giderleri yönünden delillerinin usulüne uygun şekilde toplanarak, gerekirse doktor bilirkişiden rapor alınmak suretiyle zararın kapsamının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış,kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
b-) Borçlar Kanunu'nun 47 (TBK 56) maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmelidir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a) ve (2/b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy