MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 16/02/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’nun yönetimindeki aracın, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı Harun Polat yönetimindeki araçla çarpıştıklarını, çarpışma sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, iş göremez duruma geldiğini belirterek oluşan maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...’nun %80 kusurunun bulunduğu, davacının kaza sırasında bedenen zarar gördüğü, maddi zararların denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla belirlendiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan rapora göre davacının %13.1 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
15/02/2016 tarihli hesap bilirkişisinden alınan raporda “İşlemiş Dönem” başlıklı zararın hesaplanmasına ilişkin tabloda; davacının kaza tarihinden itibaren 4 ay için geçici iş göremezlik tazminatı ile işlemiş dönem alacakları birlikte hesaplanmıştır.
Ancak davacının yaralanması sebebi ile iyileşme süresi olan 4 aylık dönemde %100 malul sayılması gerektiği belirtilmiş ancak iyileşme süresinin bitip hesaplamanın yapıldığı tarihe kadar ki geçen sürede davacının her ne kadar %13.1 oranında malul sayıldığı tabloda yer almış ise de sonuç itibariyle davacının %100 malul olduğu şeklinde hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında alınan 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/07/2015 tarihli raporu ile davacının sürekli maluliyet oranının %13.1 olduğu tartışmasızdır. Bu durumda, mahkemece işlemiş dönem zararının hesabında iyileşme tarihinden hesap tarihine kadar ki geçen sürede davacının tespit edilen maluliyet oranı üzerinden hesap yapılması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
2-Davalılar, kazaya karışan araca ait sigorta poliçesi kapsamında, davacıya tazminat ödenip ödenmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadan maddi zarara hükmedildiğini iddia etmişlerdir. Bu durumda, öncelikle aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olup olmadığı, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, var ise ödemenin hangi zarar kalemi karşılığı yapıldığı araştırılmalı ve mahsubu gerektiği takdirde yapılan sigorta ödemesinin güncellemesi yaplıp zarar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.