MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .. Dekorasyon İnşaat Harfiyat ve Nakliyat Tek. Em. Otomotiv Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine 22/07/2014 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... Dekorasyon İnşaat Hafriyat ve Nakliyat Tekstil Emlak Otomotiv Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Mahkemece verilen karar davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili kararı temyiz etmemiştir. Davalı ... Dekorasyon İnşaat Hafriyat Ve Nakliyat Tekstil Emlak Otomotiv Ticaret Limited Şirketi kararı temyiz etmiş ve davalı şirketin temyiz dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, adı geçen davalının temyiz talebine cevap verirken temyiz itirazlarının reddine ve kararın tüm yönleriyle onanmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekilinin kararın onanmasını talep ettikten sonra temyiz dilekçesi sunmuş olmasına göre temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalıların temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, her iki davalı yönünden de maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkilinin kullandığı araca çarpmasıyla oluşan kazada müvekkilinin yaralandığını, tedavisi için hastaneye gidiş geliş masrafı yaptığını, haftanın 6 günü işe gidip gelmek zorunda olduğunu, kaza nedeniyle aracın kullanılamaz halde olması nedeniyle bu gidiş gelişlerinde taksi ücreti ödemek zorunda kaldığını, ayrıca Adli Tıp Kurumu Başkanlığına olay nedeniyle 75,00 TL ödediğini belirterek, olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazminini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın ise kısmen kabulüne karar vermiştir.
-Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin haftada 6 gün çalıştığını belirtmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının işe gidiş gelişi sırasında ödemek zorunda kaldığı taksi ücretlerine ilişkin yapılan hesaplamada, davacının haftanın 7 günü çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu durumda mahkemece ikame olarak verilen aracın süresinin bitiminden davacının yeni bir araç alıncaya kadar ki geçen 50 günlük sürede davacının haftanın 6 gününde işe taksi ile gidip geldiği göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hatalı bilirkişi raporu esas alınarak maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
b- TBK 58. maddesi hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince; olayın oluş biçimi, tarafların kusur durumları, yaralanma derecesi ve yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2 (a ve b) no'lu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davacının temyiz isteminin ilk bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy