MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 15/04/2013 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen 26/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkeme gerekçeli kararının ve davacılar temyiz dilekçesinin davalılardan Kemal Pehlivan’ın doğrudan adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, bu nedenle tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin birinci fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un "Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen ikinci fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Şu durumda, davalı Kemal Pehlivan’a yapılan gerekçeli karar ve davacılar temyiz dilekçesinin tebliğinin yukarıda açıklanan tebligat aşamaları izlenmeksizin tespit edilen adresine çıkarılan tebligatın doğrudan mernis şerhli Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle davalının bilinen en son adresine tebligat çıkartılması, oradan sonuç alınamazsa adres kayıt sistemindeki adresine “mernis adresi” şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılması, buradan da sonuç alınamazsa o takdirde “mernis adresi” şerhi düşülerek Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılması gerekirken yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca belirtilen yol ve yöntem izlenmeden yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değildir. Adı geçen davalıya usulüne uygun şekilde gerekçeli kararın ve davacılar temyiz dilekçesinin tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın gönderilmesi için geri çevirme kararı verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlanıp gerekli temyiz süresi beklendikten sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 14/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.