MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 01/08/2014 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; 11/01/2014 tarihinde davalılardan ...’nin kullandığı ve diğer davalı ... adına kayıtlı bulunan kamyonetin, kontrolsüz kavşakta ilk geçiş hakkı kuralına riayet etmemesi sonucunda, müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 09/12/2015 tarihli rapora itibar edilerek, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanmasını veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği belirtilmiştir. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu haksız eyleme ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında alınan 04/04/2014 tarihli bilirkişi raporunda, davacının kavşağa yaklaşırken hız kurallarına riayet etmemesi nedeni ile tali kusurlu; davalının ise kavşakta ilk geçiş hakkı kuralına riayet etmemesi nedeni ile asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan 02/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalı ...'in kavşakta ilk geçiş üstünlüğü kuralına riayet etmemesi nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğu belirtilerek mahkemece hükmedilen tazminat miktarında davalının yüzde yüz kusur durumuna göre hesaplama yapılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları arasında haksız eylemin kusur yönünden değerlendirilmesinde açık çelişkiler olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/11/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere hukuk hakiminin ceza mahkemesince belirlenen kusur durumu ile bağlı bulunmamasına mahkemece kusur durumunun ceza dosyası içeriği de tartışılmak suretiyle oluşan uygun şekilde belirlenmesine, gerekçenin yeterli olmasına ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.12/11/2019