MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/10/2014 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı mirasçıları ... ve diğerleri vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı ...'nin maliki ve sürücüsü olduğu araç ile sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, bu nedenle davalının aracının ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu davadışı şirkete karşı (Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/815 esaslı ve 2014/377 karar sayılı dosyası ile geçici ve sürekli işgörememezlik tazminatı davası açtıklarını, anılan dosyada alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda sigorta poliçesi limiti kapsamı ile sınırlı kalmak üzere 20/06/2014 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, işbu dava ile de bakiye tazminat tutarının davalı sürücüden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalının vefatı nedeniyle mirasçıları veraset ilamına göre davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; tebligatın öncelikle muhatabın bilinen adresine tebliğe çıkarılacağı, tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi tespit edilerek bu adrese, "mernis kaydını içermeyen" normal tebligat çıkarılacağı, eğer muhatap adreste oturmakla birlikte, adresten geçici olarak ayrılmış ise; Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi koşullarına uygun şekilde tebligat yapılacağı, muhatabın adreste oturmadığı tespit edilerek tebligatın iade edilmesi halinde, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt (mernis kaydı) düşülerek yeniden tebligat çıkarılacağı ve Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamından, yukarıda bahsedilen tebligat aşamaları izlenmeden; mernis adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilip önce mernis şerhsiz tebligat çıkarılmadan dava dilekçesinin ve 15/01/2016 tarihli duruşma gününü bildirir tebligatın davalı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ...’nin doğrudan Mernis adresine mernis şerhli olarak Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca muhtara tebliğ edildiği; yargılama sırasında adı geçenlere yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan mirasçıların HMK’nın 27. maddesine göre hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir.
Şu durumda; davalı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ...’ye usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeli, bu şekilde yasal savunma hakkı tanındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlar şekilde usulsüz tebligat yapılarak karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.