MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/02/2016 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2016 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ...5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 esas 2016/608 karar sayılı kararının HMK m.353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/04/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2017 yılı için 41.530 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 41.530 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
Somut olayda, davacılar ... ve ... ayrı ayrı 30.000’er TL, ..., ... ve ... ayrı ayrı 20.000’er TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince ... ve ... için ayrı ayrı 15.000’er TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500’er TL manevi tazminata karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm kaldırılarak ... ve ... için ayrı ayrı 10.000’er TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Anılan karara karşı davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar bakımından temyize konu edilen miktarlar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu
konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Bu nedenle, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy