MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/08/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nde görev yaptığını, anılan Müdürlüğün satınalma işlemlerinde ihale yetkilisi olduğunu, İnsan Hakları ve Eğitim Müdürlüğüne "alüminyum tabela (isimlik) yaptırılması" işinde satın alma ile ilgili yasal mevzuata aykırı davranarak davacı idareyi zarara uğrattığını belirterek uğranılan kamu zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; müvekkilinin yapılan ihalelerde ihale yetkilisi olarak görev yaptığını, asıl sorumluluğun ihale kurulunda olduğunu, husumetin ihale üyelerine yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalı ihale yetkilisinin piyasa rayicinden yüksek fiyatta satın alma yaparak usulsüz ve haksız hareket ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden;...Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/1031 Esas 2014/508 Karar sayılı dosyasında, davalı hakkında davaya konu eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; malzeme alımları ile ilgili olarak şube müdürlüğünce belirtilen ihtiyaç miktarı kadar alım yapıldığı, alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesi hükümlerine göre ihale komisyonu ve kabul komisyonunun kurulduğu, alım yetkisinin 30.000 TL sınırını aşmadığı, yapılan alımlarda herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği ve dosyanın halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK' nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucunun kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak
sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy