MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 27/11/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalıların temyiz istemi yönünden;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’na 5236 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. madde gereğince HUMK'nun 427. maddesi uyarınca, davanın ya da mahkemece kabul ve reddedilen bölümünün 2.590,00 TL'yi geçmemesi durumunda karar kesindir. Somut olayda temyize konu olan tutar, her bir davalı yönünden bu düzeye ulaşmadığından davalıların temyiz inceleme isteklerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacının katılma yoluyla temyiz istemi yönünden;
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi yollamasıyla 348. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse temyiz süresini geçirmiş olan taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir.
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin değer yönünden reddine karar verildiğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı Kanun'un 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, davacının temyiz dilekçesinin ise (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 01/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.