MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 15/02/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava dosyasının dairemizce yapılan ilk incelemesinde; Dairemizin 08/03/2018 gün 2016/5462 esas, 2018/1715 karar sayılı ilamı ile davalı ...’e gerekçeli kararın muhatabın adreste bulunmadığı, isim ve imzadan imtina eden komşusunun muhatabın işte olduğunu belirttiği, bunun üzerine tebligatın ... Mahallesi Muhtarı... imzasına tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, son olarak da isimden ve imzadan kaçınan aynı komşusuna haber verildiği ve davalı ...’ün bilinen en son adresine çıkartılan ve iade olunan bir tebligat bulunmadan, davacı vekilinin temyiz dilekçesi doğrudan mernis adresine mernis şerhli olarak tebliğ edildiği belirtilerek, davalı ...’e kararın ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin usulüne uygun tebliğinin yapılması için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanunun 21. maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21/1 maddesinde muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2 maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, bu adreste tebliğ edilemeyerek iade edilmesi halinde ise mernis adresine çıkartılması gerekmektedir.
Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine mahkemece, gerekçeli karar ve davacı tarafın temyiz dilekçesi davalı ...’e tebliğe çıkarılmış ve bu defa çıkarılan tebligat T.K m.21/2 gereğince muhtara tebliğ edilmiştir. Ancak davalıya çıkarılan bu tebligat da usulsüz tebliğ edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve anılan kanun maddeleri dikkate alındığında; davalı ...’e gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin, iade olunan bir tebligat bulunmadan farklı adrese tebliğe çıkarılması ve mernis hükümleri uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilmesi usulsüzdür. Şu durumda; davalı ... adına gerekçeli kararın ve davacının temyiz dilekçesinin öncelikle bilinen adresine tebliğe çıkartılması, bu tebligatın yapılmaması halinde adres kayıt sistemindeki adresinin farklı olması halinde öncelikle yine normal tebligat, bunun iadesi halinde "mernis adresi" şerhi verilerek tebligat çıkartılarak ve yasal temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için belirtilen işlemlerin titizlikle yerine getirildiği hususu hakim denetiminden geçtikten sonra dairemiz tarafından incelenmek üzere yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmesi için, dosyanın yerel mahkemesine yeniden GERİ ÇEVRİLMESİNE 26/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy