MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Ltd. Şti. ve ... aleyhine 23/01/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, ... Yön Gazetesinin, 16/11/2014 tarihli nüshasında "..." başlıklı haberin yayınlandığını, haberde davacı hakkında asılsız isnat ve iftiralarda bulunulduğunu, ... tabirinin insanları dolandıran ve sahtekar anlamına geldiğini, bu nedenle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaya konu haberde yer alan ‘‘...’’ ibaresinin dolandırıcı ve sahtekar anlamında kullanılmadığı, başhekim ile dava dışı doktor arasındaki kasten yaralama olayını anlattığı, haberin verilmesinde kamu yararı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu habere ilişkin olarak davalı ... hakkında, ''kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan kamu davası açıldığı, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/123 esas sayılı dosyasında, davalının eyleminin sabit görülerek cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği; ancak kararın temyiz edilmekle henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği sebebiyle ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy