MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/10/2015 gününde verilen dilekçe ile evli olduğunu bildiği eşle birlikte olma iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2017 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/1737 esas, 2017/498 sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.3 maddesi uyarınca kaldırılarak; manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 18/04/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2018 yılı için 47.530,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 47.530,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir.
Somut olayda, davacı 150.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 45.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Davacı ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunmayarak ilk derece mahkemesince hükmedilen miktara bir itirazının olmadığını göstermiş ve istemini ilk derece mahkemesince hükmedilen miktarla sınırlamıştır. Şu halde, temyize konu edilen miktar 45.000 TL olmakla yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy