MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... (... ) tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 19/03/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 03/04/2014 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/10/2016 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı bakanlık vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Noksan ikmalinin ardından dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekili; davalıların, Silivri Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulundukları sırada aynı koğuşa getirilen tutuklu ...'i 27/12/2006 tarihinde ölüme sebebiyet verecek şekilde yaraladıklarını, aldığı darbeler sebebiyle ...'in öldüğünü, olay sonrasında davalılar aleyhine kamu davası açıldığını, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/112 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında mahkumiyetlerine karar verildiğini, ...'in mirasçıları tarafından bu olay nedeni ile hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle İstanbul 6. İdare Mahkemesinde Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açıldığını, yargılama sonucunda belirlenen tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Adalet Bakanlığından tahsiline karar verildiğini, karar icra takibine konulunca da Bakanlık tarafından ... mirasçılarına tazminat ödemesi yapıldığını belirterek, murisin yakınlarına ödenen tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan rücuen tazminine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili; başvurularına rağmen tedbir almayan idare ve kurum çalışanlarının zarardan sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, idarenin hizmet kusurundan kaynaklı rücu davasını, maktulün durumunu fark etmeyen ve koğuştaki ısrarlı taleplere karşın kayıtsız kalan kendi personeline yöneltmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; maktûlün ölümüne sebebiyet veren davalıların ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/415 esas sayılı dosyasında mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05/03/2012 gün, 2011/6950 esas ve 2012/1415 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 41. maddesinde gerek kasten, gerek ihmal ve kayıtsızlık yahut tedbirsizlik ile haksız surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahsın o zararın tazminine mecbur olduğu düzenlenmiştir. Haksız fiil; hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesi olduğuna göre, somut dava rücuen tazminat davası olup dava dışı maktûl yakınlarına ödeme yapan idarenin meydana gelen zararı, haksız fiili ika eden davalılardan rücuen tazminini talep etmesi yasa gereğidir.
6100 sayılı HMK 165/1. maddesinde ise davada hüküm verilebilmesinin, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece, o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği düzenlenmiştir.
Şu halde; davalılar kendi eylemeleri ile meydana gelen zarar nedeniyle yapılan ödemeden idareye karşı kusurları oranında sorumlu olduğuna göre İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 2016/140 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi de beklenerek tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine 10/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy