MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/11/2012 gününde verilen dilekçe ile taksirle ölüme sebebiyet vermeden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ... Mühendislik İnşaat Turizm Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyanın incelenmesinde; davalı ...'e yapılan gerekçeli karar tebliğinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki; 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21/1. maddesine göre "kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilecektir". İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih ise tebliğ tarihi sayılacaktır. Adı geçen davalıya Tebligat Kanunu 21/1. maddesine göre gerekçeli karar tebliği yapılmış ise de Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde bu maddeye göre beyanı alınan şahıslar tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memurunun, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, tebliğ tutanağına yazması gerektiği düzenlenmiştir.
Davalı ...'e yapılan gerekçeli karar tebliğ mazbatasında "muhatabın isim vermekten imtina eden komşusunun beyanına göre dışarı gittiği" yazılı ise de bu gidişin geçici mi sürekli mi olduğu belirtilmediğinden tebligat usulsüzdür. Şu halde; savunma hakkının sınırlanmaması için adı geçen davalıya ilgili mevzuat kapsamında usulüne uygun olarak gerekçeli karar tebliği yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılıp, eksiklikler tamamlanıp gerekli temyiz süresi beklendikten sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 26/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.