MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 10/03/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/12/2010 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dairemizin 30/09/2013 tarih, 2012/17583 esas ve 2013/15345 karar sayılı ilamı ile dosyanın; ''...Davalılar ... ve ...'nın Mersin 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/08/2009 tarihinde kesinleşen 2004/1465 esas sayılı ilamı ile; hapis cezasına hükümlü oldukları ve yasal kısıtlılık altına girdikleri fakat dosya kapsamından adı geçen davalıların ceza evinde "hükümlü" olarak bulunup bulunmadıkları anlaşılamamaktadır. Davalılar ... ve ... ile birlikte diğer davalı ...'nın da gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte hükümlü olup olmadığı araştırılmalı, eğer yasal kısıtlılık halini gerektirecek bir suçtan hükümlü iseler; davalılara Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği belirlenmelidir. Şayet bu işlemler yapılmamışsa öncelikle yasal kısıtlı davalılara bir vasi atanması sağlanmalı ve mahkeme kararı vasiye tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın gönderilmesi gerekmektedir...'' gerekçesiyle mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, mahkemece geri çevirme kararı sonrasında yapılan araştırmada; davalılardan ...'nın koşullu salıverilme tarihinin 31/03/2017, diğer davalı ...'in ise 20/06/2017 tarihi olduğunun anlaşılması üzerine davalılardan ...'nın vasisi ...'ya hem asil hemde vasi sıfatıyla, diğer davalı ...'in vasisi ...'e gerekçeli karar ve davacı yanın temyiz dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddesinde düzenleme altına alınan tebligat aşamaları izlenmeksizin doğrudan adres kayıt sistemindeki adreslerine yapıldığı anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un 21/1. maddesinde ise muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2 maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir.
Öncelikle; Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesindeki "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesi ile kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü uyarınca davalılardan ...'nın 31/03/2017 tarihinde koşullu salıverileceği bildirildiğinden anılan davalının tahliye olup olmadığı hususunun araştırılması gerekir.
Şu durumda; davalı ...'nın tahliye olduğunun anlaşılması halinde davalı asil ...'ya, tahliye olmadığının anlaşılması halinde ise vasisi ...'ya, diğer davalı ...'in vasisi ...'e ve davalı ...'ya gerekçeli karar ve davacı yanın temyiz dilekçesinin yukarıda bildirilen tebligat aşamaları izlenerek öncelikle bilinen en son adreslerine tebligat çıkartılması, oradan sonuç alınamazsa adres kayıt sistemindeki adreslerine “mernis adresi" şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılması buradan da sonuç alınamazsa o takdirde “mernis adresi" şerhi düşülerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması gerekirken yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca belirtilen yol ve yöntem izlenmeden yapılan tebliğ işlemleri usulüne uygun değildir. Bu nedenle, mahkemece adı geçen davalılar yönünden gerekçeli kararın ve davacı yanın temyiz dilekçesinin usulüne uygun tebliği ile yasal temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Dosyanın, yukarıda gösterilen nedenlerle ve yukarıda bildirilen şekilde işlem yapılmak üzere mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 06/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.