MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... (kendi adına asaleten oğlu Osman Yasin Kaya'ya velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/11/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten öldürme eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vasisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının, diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dava, kasten öldürme eylemi nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm; davalı vasisi ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davacıların desteği ...'nın, davalı tarafından kasten öldürüldüğünü ve ceza mahkemesinde kasten öldürme eylemi nedeniyle davalının mahkumiyetine karar verildiğini belirterek, davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar desteğinin haksız tahriki sonucunda meydana gelen olay nedeniyle bilirkişi raporu doğrultusunda haksız tahrik indirimi de yapılarak maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davanın kabul edilen kısmı ıslah edilen miktarın altında kalmasına rağmen haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim dikkate alınarak davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HMK'nın 304. maddesinin 1. fıkrasında; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.'' düzenlemesine yer verilmiş ve tashihin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre; hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir fakat hâkim; tashih yolu ile hükümde unuttuğu esasa ilişkin talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez.
Öte yandan dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığı, ıslah dilekçesinde ise başlangıç tarihi belirtilmeden isteminde bulunulduğu, mahkemece gerekçeli kararda faiz talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, davacılar vekili tarafından tashih talebinde bulunulması üzerine 17/05/2016 tarihli tashih kararı ile; ''Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 109.461,32 TL 'nin 99.461,32 TL 'sinin olay tarihi olan 20/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davacı Osman Kaya için 54.730,65 TL maddi tazminatın 44.730,65 TL'sinin olay tarihi olan 20/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,'' şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca 30/03/2016 tarihli kararda yapılan tashihin usulüne uygun olmadığı açıktır. Mahkemece, gerekçeli kararda faiz talebi yönünden hüküm tesis edilmediği hâlde 17/05/2016 tarihli tashih kararı ile 30/03/2016 tarihli kararın düzeltilmesi suretiyle faiz yönünde hüküm tesis edilmesi, HMK’nın 304/1. maddesine açıkça aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
b-Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı yararına 10.000,00’er TL maddi tazminat istemiş, bilahare ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı ... yönünden 151.545,51 TL’ye, diğer davacı yönünden ise 75.772,75 TL’ye arttırmıştır. Bu nedenle, maddi tazminat yönünden hüküm altına alınacak vekalet ücretinde ıslahla arttırılan kısım da dikkate alınmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeden haksız tahrik indirimi sonucu tam kabul yapıldığı değerlendirilerek ıslah sonucu artırılan maddi tazminat talebinin bir kısmı reddedildiği hâlde davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2 ( a ve b) bentlerinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.