MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı İzmit Su ve Kanalizasyon İdaresi İSU Genel Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/11/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/06/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kurum zararı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının ticaret işleri daire başkanlığına bağlı ikmal bakım ve onarım şube müdürlüğü emrinde akaryakıt kontrol yetkilisi olarak görev yaptığını, görev süresince kuruma ait akaryakıtın bir bölümünü üçüncü kişilere satarak bedelini zimmetine geçirdiğini belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre 179.596,32TL'nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, ancak “yasal faizi” ifadesi hükümde yazılmamıştır.
Yerel mahkeme ilk kararında, davanın kısmen kabulü ile, 163.612,15 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine de Dairemizin 26/09/2016 gün, 2016/7297 esas ve 2016/8928 karar sayılı ilamıyla sadece bilirkişi raporunda yapılan hesap hatası yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Şu halde; davacı lehine hükmedilecek miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin husus bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmiş olduğundan, mahkemece bozmaya uyularak verilen ikinci kararda yasal faize hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrası 1. bendinde "Davanın kabulüne, 179.596,32 TL'nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklindeki söz ve rakam dizisine "dava tarihinden itibaren” söz dizisinden sonra gelmek üzere "yasal faizi ile birlikte" şeklindeki söz dizisinin eklenmesine, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddiyle kararın davacı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.