MAHKEMESİ: Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 20.04.2018 günlü karara karşı davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 15.05.2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı iken emekli olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin Suriye’nin Afrin bölgesine askeri operasyon düzenlemesi üzerine aralarında eski bakan, milletvekili, sanatçı ve yazarların da olduğu 170 kişi ile imzaladığı barış çağrısı niteliğindeki TBMM üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılan metne karşı davalının ağır hakaret içeren sözleri olduğunu, davalının 28.01.2018 tarihindeki konuşmasında, "...İsminin önünde profesör yazan, doçent yazan, kendini gazeteci, yazar, sanatçı, siyasetçi diye adlandıran birilerinin niçin bu operasyonlardan rahatsız olduğunu... açıkçası, bilemiyorum... hainler... ve ahlaksızlar ve adiler, profesör olsan ne yazar, doçent olsan ne yazar, sanatçı olsan ne yazar, siz sözde sanatçısınız" gibi ifadelerde bulunduğunu, söz konusu ifadelerin müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini belirterek 1 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile kararın ulusal düzeyde yayın yapan yayın organlarında yayınlanmasını istemiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle matufiyet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu edilen konuşmasında davacının şahsına yönelik bir ifade kullanmadığını, aksine devletin meşru kuvvetlerine karşı haksız saldırılarına yönelik bir kısım eleştirilerde bulunduğunu, müvekkilinin açıklamalarının teröre ve terörü doğrudan veya dolaylı destekleyenlere karşı cevap mahiyetinde olduğunu, ifadeler bir bütün olarak dikkate alındığında ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kişilik haklarının ihlal edilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.