MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Sosyal Güvenlik Kurumuna izafeten ... İl Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... (...) ve diğerleri aleyhine 10/08/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/09/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyanın incelenmesinde; davalı ...'ye yapılan gerekçeli karar tebliğinin Tebligat Kanunu'nun 10 ve 21. maddesine uygun olmadığı anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un 21. maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21/1 maddesinde muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2 maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, bu adreste tebliğ edilemeyerek iade edilmesi halinde ise mernis adresine çıkartılması gerekmektedir.
Şu durumda, adı geçen davalıya yapılan gerekçeli karar tebliğinin yukarıda açıklanan tebligat aşamaları izlenmeksizin tespit edilen adresine çıkarılan tebligatın doğrudan mernis şerhli Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı anlaşılmakla, öncelikle davalının bilinen en son adresine tebligat çıkartılması, oradan sonuç alınamazsa adres kayıt sistemindeki adresine “mernis adresi" şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılması, buradan da sonuç alınamazsa o takdirde “mernis adresi" şerhi düşülerek Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca belirtilen yol ve yöntem izlenmeden yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değildir. Adı geçen davalıya usulüne uygun şekilde gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın gönderilmesi için geri çevirme kararı verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Dosyanın yukarıda gösterilen nedenlerle ve bildirilen şekilde işlem yapılmak üzere mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 19/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy