MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Davacı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Dilovası Gümrük Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/04/2016 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeni ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/01/2018 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargı yolu yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 30/05/2019 günlü İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının gümrük vergileri ödenmemek suretiyle yurda kaçak olarak girişi yapılan eşyaları isimli internet sitesi üzerinden satışa sunduğunu, bu eylemi nedeni ile yargılanan davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, aynı dosyada eşyaların müsaderesine karar verildiğini; ancak eşyaların üçüncü kişilere satışı yapıldığından müsaderesinin yapılamadığını, davalının Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünce çıkarılan 14/02/2013 tarihli ve 2013/2 sayılı genelge kapsamında kaçak eşya bedelinden ve bu eşyaların gümrüksüz şekilde yurda girmesi sebebiyle tahsil edilemeyen gümrük vergisi alacağı olmak üzere oluşan kurum zararın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kaçak olarak ülkeye sokulan malların gümrük vergilerini ödememek sureti ile kazanç elde ettiği, bu eylemin kamu zararına yol açtığı; ancak söz konusu genelgenin yürürlük tarihi nedeni ile eldeki dosyaya uygulama imkanı bulunmadığı, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4458 sayılı kanun uyarınca yalnızca gümrük vergisinden sorumlu tutulabileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile gümrük vergisi ödermeksizin yurda sokulan eşyalar üzerinden 4458 Sayılı Gümrük Kanununun ilgili hükümlerince hesaplanan gümrük vergisi ya da bu eşyaların Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünce çıkarılan 14/02/2013 tarihli ve 2013/2 sayılı genelge kapsamında gümrüklenmiş değerinden sorumlu olup olmayacağının vergi hukuk ile ilgili olduğu, davanın esasında 4458 sayılı Gümrük Kanununun 24. maddesinde, ithal eşyalasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu, gümrüklenmiş değer ve gümrük vergisinin Vergi Mahkemelerince denetlenmesi gerektiği, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava gümrük vergisi ödenmeksizin yurda kaçak olarak getirilen eşya nedeni ile kaçak eşya bedeli ve gümrük vergisi tahsili istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi gereğince, idari yargı yerlerinde ancak ilgili idari kuruluş dava edilebilir. Bu yasal düzenlemeye göre, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri aleyhine idare mahkemelerinde dava açılamaz. Şu halde, davacı davasını gerçek kişi olan davalıya yönelttiğine göre, davanın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır. Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilip toplanan delillerle birlikte varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken açıklanan olgular gözetilmeden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve dosyanın bölge adliye mahkemesine, kararın bir örneğinin de ilk derece mahkemesine gönderilmesine 06/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy