MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 11/02/2013 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı sebebiyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/06/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Mahkeme gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 11/02/2013 tarihi olarak yazılması gerekirken, 13/01/2016 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kurum zararı sebebiyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların Ziraat Bankası Sanayi Çarşısı ...şubesinde banka personeli olarak çalıştıklarını, şube tarafından 02/05/2008-27/03/2009 tarihleri arasında kullandırılan kredilerde komisyon kararı alınmaksızın dava dışı Mustafa Menekşe’ye verilen kredi kartı limitinin artırıldığını, dava dışı kişi tarafından kredi kartı borcunun ödenmediğini, davalılar hakkında yapılan idari soruşturma neticesinde mali sorumluluklarının bulunduğunun tespit edildiğini belirterek oluşan kurum zararın tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 25/01/2019 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava dışı Mustafa Menekşe aleyhine davacı tarafından...1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7812 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde; dava dışı asıl borçlu aleyhine yapılan icra takibi neticesinde alacağın tahsil edilebilmesi durumu dikkate alınarak mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeyecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının üçüncü bendinin “5723,26 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi” şeklinde düzeltilmesine, davalı ...’nin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.