MAHKEMESİ: Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/12/2017 gününde verilen dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekli işlemlerin yapılmaması ve koruma tedbirlerinin alınmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen 25/10/2018 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair verilen 08/10/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 58.800 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
Temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Bu nedenle, davacının temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.