MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02/11/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı hazine vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; dava dışı... tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan itirazın iptali davasında, ihbar olunan bilirkişiden rapor alındığını, bilirkişi tarafından 54.500,00 TL'lik ödemenin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 86.600,00 TL tutarındaki fatura borcuna mahsup edildiğini, fakat mahkemece hatalı raporun hükme esas alınarak hüküm kurulduğunu, temyiz aşamasında ileri sürdükleri bu yöndeki itirazın ise fark edilmediğini, karar düzeltme isteklerinin de kabul edilmediğini, bu dosyada verilen bozma kararına uyularak verilen yeni hükmün de onanarak kesinleştiğini, bilirkişinin ağır ihmali bulunduğunu belirterek; belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacı yanın bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının yargılamada defalarca kez incelemeden geçtiği ve Yargıtayca hata olarak değerlendirilmediğini, soruşturma dosyasında da raporun doğruluğunu takdir görev ve yetkisi mahkemeye ait olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı vekilinin zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiş, ödemenin kendi defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle davacı yanın kararı temyiz ettiği, ancak Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bu yöne ilişkin temyiz itirazını zımni olarak reddederek, başka yönlerden verdiği bozma kararı üzerine verilen karara karşı davacının yinelediği aynı yöndeki temyiz itirazının reddine karar verilmek suretiyle hükmün kesinleştiği, mahsup işleminin usulüne uygun yapılmadığı kabul edilse dahi, mahsubun hangi alacaktan ne kadar tutarda yapılacağına ilişkin nihai takdirin yargı makamlarına ait olduğu, bilirkişinin kasten ../...
veya ağır ihmal suretiyle davacının zararına sebebiyet verecek şekilde rapor hazırlamış olduğunun söylenemeyeceği, raporun hafif ihmalle tanzim edildiğinin kabul edildiği durumda da bilirkişinin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uyun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle takdiri bir delil olan bilirkişi görüşlerini mahkemenin diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilmesine, karar verme ve hüküm kurma yetkisinin hâkime ait olmasına, davacı yanın asıl davada alınan rapordaki mahsup işlemine açıkça itiraz etmemesine, temyiz aşamasında ilk olarak ileri sürülen bu itirazların değerlendirilip yerinde görülmeyerek, hukuksal süreç sonunda kararın kesinleşmiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 23,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy