MAHKEMESİ: Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında davalı vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin vekalet ücreti ve harç yönünden kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı ... tarafından müvekkili şirkete dava dışı 3. Şahıs ... Endüstriyel Mutfak Soğ.Çam. Kilima San. Tic. Ltd. Şti nin vergi borcu sebebi ile 10/04/2018 ve 01/11/2018 tarihli olmak üzere iki ayrı haciz bildirisi gönderildiğini, yasada ön görülen 7 günlük itiraz süresinin kaçırılmış olduğunu, süresi içerisinde iş bu davanın açıldığınımüvekkilinin dava dışı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalı ... dairesine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiş hüküm aleyhine davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının istinaf talebinin esastan reddine, sadece vekalet ücreti ve harç yönünden kabulüne karar verilmiş, karar ilamı davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilin de (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava 6183 sayılı Yasa'nın 79/4. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. Anılan yasa maddesinde "Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır şeklinde ifade edildiği üzere, haciz ihbarnamesine 7 günlük sürede itiraz etmeyen üçüncü kişilerin 1 yıl içinde genel mahkemelerde menfi tesbit davası açma hakkı bulunmaktadır." belirtilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu 10.04.2018 ve 01.11.2018 tarihli iki(2) adet haciz bildirisi olduğu, söz konusu haciz bildirileri sebebi ile iş bu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 10.04.2018 tarihli haciz bildirisinin e tebliğ ile 16.04.2018 tarihinde, 01.11.2018 tarihli haciz bildirisinin ise 07.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığının anlaşılmasına, iş bu davanın da 22.08.2019 tarihinde açılmış olmasına göre, 10.04.2018 tarihli haciz bildirisi yönünden davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
3-Eldeki dava 6183 sayılı Yasa'nın 79. maddesi hükmüne göre açılmış olup, davacı haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olup davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınmaması gerekir. Davalı aleyhine yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesince, davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilmişse de karar ilamında vekalet ücretine yönelik hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun'un 373/2 maddesi uyarınca, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.