MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ...'e velayeten ... ve ...'a velayeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 06/06/2008 gününde verilen dilekçe ile taksirle yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, taksirle yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalı sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki araçla viraja kontrolsüz ve süratli bir şekilde geldiğini, yolun sağında bulunan toprak alana girerek motorsiklet üzerinde bulunan davacılara çarparak yaralanmalarına sebebiyet verdiğini,davaya konu yaralanma nedeniyle davalı ...’nın mahkumiyetine karar verildiğini belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararın davalılardan tazmini isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, 19/11/2008 tarihli celsede maddi tazminat talebinin tedavi giderlerine ilişkin olduğuna dair davacılar vekilince beyanda bulunulmasına rağmen dosyaya tedavi giderlerine ilişkin delil ibraz edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise sehven reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekilinin 06/06/2008 tarihli dava dilekçesinde maddi tazminat isteminde bulunduğu,19/11/2008 tarihli celsede ise maddi tazminat talebinin tedavi giderlerine ilişkin olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde; davacılar ... ve ...’ın tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir belge sunulmamış ise de; davacıların tedavi sebebiyle harcama yapıp yapmadıkları hususunun beyan edecekleri ilgili tedavi kurumlarından araştırılması, olayın niteliğine göre tedavi için muhtemel yapılması gereken ancak belgelenemeyen giderlerin bulunup bulunmadığı var ise, makul miktarın doktor bilirkişiden rapor alınmak suretiyle zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47 maddesi gereğince hakim, özel durumları gözeterek, bedensel zarara uğrayan kişi yararına manevi tazminat takdir eder. Bu düzenlemeye göre manevi tazminat istemek hakkı beden ve ruh tamlığı bozulmuş olan kişiye tanınmıştır.
Dosya kapsamından, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nın asli ve tam kusurlu olduğu, olay nedeniyle davacıların kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı gözetildiğinde, davacılar lehine uygun bir tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle istemin tümden reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.