MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu şirket hakkında icra takibi yapıldığını, semeresiz kaldığını davacının alacağını davalı ...’e temlik ettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesine talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Yargıtay 17.Hukuk Dairsenin 29.05.2018 tarih 2016/13030 Esas 2018/5612 Karar sayılı ilamı ile mahkemece yaptırılan bilirkişi incelenmesinde, borçlu ve üçüncü kişi arasında temlikten önce var olan bir ilişkiye rastlanmadığı, borçlu şirket temsilcisinin, üçüncü kişi aralarında bir ticari ilişki veya borç ilişkisinin olmadığını, dava dışı şahıslarla temlik karşılığı borç almak için anlaşıldığını ve yine anlaşma gereğince temlikin üçüncü kişi adına yapıldığını, ancak temlik karşılığında ne dava dışı şahıslardan ne de üçüncü kişi ...'den bir bedel alınmadığını belirttiği, davalı üçüncü kişi tarafından da, borçlu şirket ile temlikten önce ve sonrasında devam eden bir ticari ilişkinin varlığının iddia ve ispat edilmediği, bu nedenlerle, mahkemece davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş, bozmadan sonra, davanın kabulü ile davalılar arasındaki tasarruf işlemlerinin iptaline, temlik edilen alacaklılar üzerinde 144.343,44 TL alacak için cebri icra yetkisi ve alacağın tahsili imkanı tanınmasına karar verilmiş hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere , bozmaya uygun olarak yapılan araştırma sonucu karar verilmesine göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.HMK’nun 297/2.fıkrası gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenin borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı borçlu şirket, diğer davalı ... arasında düzenlenen, 09.02.2009 tarihli, 03714 yevmiye nolu temlikname ile 17.974,40 Avro karşılığı 37.566,49 TL tutarında, 07.04.2009 tarihli 08448 yevmiye nolu temlikname ile 11.253,96 GBP ve 44.105,71 Avro karşılığı 119.962,76 TL tutarında 3 kişilerdeki fatura alacağını, davalı ...'a temlik etmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirket tarafından 09.02.2009 tarihinde, 03714 yevmiye nolu temlikname karşılık olarak 4.864,50 TL, 03.03.2009 tarihinde, 03714 yevmiye nolu temlikname karşılık olarak 1.814,754 TL, 19.03.2009 tarihli, 03714 yevmiye nolu temlikname karşılık olarak 11.295,20 TL, 04.05.2009 tarihinde, 07.04.2009 tarihli 08448 yevmiye nolu temliknameye istinaden 22.612,15 TL 15.05.2009 tarihinde, 07.04.2009 tarihli 08448 yevmiye nolu temliknameye istinaden 2.851,20 TL olmak üzere toplam 43.437,79 TL tutarında banka yoluyla ...’e ödeme yapıldığı tesbit etmiştir. Toplam 157.429,25 TL temlik alacağından 43.437,79 TL'sı banka kanalı ile borçlu tarafından üçüncü kişi ...’e ödenmiştir. Bakiye 119.962,76 TL'nin davalı üçüncü kişi tarafından tahsil edilip edilmediği netleşmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı üçüncü kişinin temlik konusu fatura bedellerini, tahsil edip etmediği, Asya Katılım Bankası AŞ, Bağcılar şubesinden ve borçlunun ticari defterinde fatura bedellerinin tahsil edilip edilmediği araştırılarak, 119.962,76 TL borçlu tarafından tahsil edilmiş ve üçüncü kişiye ödeme yapılmamış ise 43.437,79 TL'nin davalı ...’den tahsiline, tamamı ... tarafından tahsil edilmiş ise alacak ve ferileri ve 157.429,25 TL ile sınırlı olarak alacaklıya üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'a geri verilmesine 14.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy