MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/06/2020 gün 2019/5976 2020/3195E-K sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı ... AŞ vekili ile katılma yolu ile davacılar vekilince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacılar vekili; 19/10/2014 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki motosikletin tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilleri murisinin hayatını kaybettiğini, motosikletin davalı ... şirketine ... poliçesiyle sigortalı olduğunu belirterek müvekkilleri için şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... ve ... için 60.000,00'er TL, ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 155.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'tan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı baba ... için 23.717,36 TL, davacı anne ... için 30.091,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin destek zararı istemleri ile davacılardan ... hakkındaki destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin davanın reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile baba ... için taktiren 25.000,00 TL, anne ... için 25.000,00 TL, kardeş ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... şirketi vekili ile davacılar vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 04/06/2020 gün 2019/5976 2020/3195E-K sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı ... AŞ vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin incelenmesinde,
Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, 6100 Sayılı HMK'nın geçici 3.maddesinin 2.fıkrası delaletiyle 1086 Sayılı HUMK'un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin katılma yolu ile vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde;
Davacılar vekilinin 05/05/2016 tarihli dilekçesi ile gerekçeli kararı temyiz ettiği ve temyiz harç tarihinin 03/05/2016 olduğu, süresi içinde yapılmış olan temyiz itirazının Dairemizce sehven gözden kaçırılarak incelenmemiş olduğu anlaşılmış olup, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinde haklı olduğu görülmekle, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilerek davacılar vekilinin temyiz istemlerinin incelemesine geçilmiştir.
3-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı B.K'nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4- Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksunluk zararı) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Desteğin özel bir şirkette muhasebe müdürü olarak görev yapmakta olduğu hususu taraflar arasında çekişme konusu değildir.Dava dilekçesinde destek ...'in özel bir şirkette muhasebe müdürü olarak çalıştığı belirtilmiş ve dava dilekçesi ekinde Ekim 2014 tarihine ilişkin (on dokuz günlük) maaş bordrosu sunulmuş olup buna göre desteğin aylık net geliri 2.322,60 TL olarak görülmektedir.
Mahkemece desteğin SGK kaydı getirtilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, SGK kaydı esas alınarak desteğin gelirinin 1.188,95 TL olduğu kabulü ile asgari ücretin 1.33 katı esas alınarak tazminat hesabı yapılmıştır.
Ancak dosya kapsamından; davacı anne ve babanın İzmir 2. İş Mahkemesinde 2016/118 E 2017/44 K sayısı ile işçi alacağı yönünden SGK aleyhine dava açtıkları, davanın 22/02/2017 tarihinde karara çıktığı, mirasçı çalışanın 18/9/2014-18/10/2014 arası bir aylık 2250 TL brüt ücret alacağı olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2016/118 E 2017/44 K sayılı dosyası getirtilerek, desteğin gelirinin doğru şekilde belirlenmesi için, başka bir bilirkişiden, gerek İzmir 2. İş Mahkemesinin 2016/118 E 2017/44 K dosyasını gerekse önceki bilirkişi raporunu irdeleyecek şekilde, denetime elverişli ve ayrıntılı yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
5-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan 23/11/2015 tarihli bilirkişi (kusur) raporunda, destek kask kullanmadığı için %15 oranında (tali) kusurlu bulunmuş ve desteğin bu kusur oranı düşülmek sureti ile tazminat hesabı yapılmış olup, mahkemece desteğin %15 kusur oranı düşülerek yapılan bu tazminat miktarından ayrıca desteğin alkollü sürücünün aracına binmiş olması nedeni ile de %15 müterafik kusur indirimi yapılmış ve bu şekilde sonuç olarak desteğin müterafik kusur oranı toplam %30 olarak uygulanmıştır.Bu husus, Dairemizin müterafik kusur konusundaki yerleşik uygulamalarına aykırıdır.
O halde mahkemece, desteğin meydana gelen kazada yolcu olduğu ve kazanın oluşunda kusuru bulunmadığı gözetilerek hesaplanacak tazminat miktarından toplam % 20 oranında müterafik kusur ve ayrıca %20 oranında hatır taşıması indirimi yapmak sureti ile karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde müterafik kusur yönünden mükerrer indirim(%30) yapmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Dairenin 04/06/2020 gün 2019/5976 2020/3195 E-K sayılı bozma ilamına 3. ve 4. bent olarak yukarıda (4. ve 5. Bentlerde) yer alan bozma gerekçelerinin de yazılmasına,
REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 490,00 TL para cezasının davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,30 TL kalan red harcının karar düzeltme isteyen davalı ... A.Ş.'den alınmasına, tashihi karar peşin harcın davacılara geri verilmesine, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.