MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından 14/02/2010-2011 tarihleri arasında Motorlu Taşıtlar Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen... plakalı aracın seyir halinde iken yol seviyesinden yüksekte bulunan rogar kapağına çarpması neticesinde hasar gördüğünü, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ...'nin gerekli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve 5216 sayılı Kanun gereği davalının yol üzerindeki bakım sorumluluğunu ihlal ettiğini, mezkur kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasarın 13.176,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu miktarın 21/05/2010 tarihinde sigortalı araç sahibine ödendiğini, ödenen hasar miktarını 27/12/2010 tarihinde davalı ... Başkanlığından talep ettiklerini ancak taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini, kasko tazminatını ödeyen müvekkili şirketin sigortalısına halef olduğundan bahisle; 9.882,00 TL tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 28/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 3.294,00 TL'nin 28/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince kararın temyizi üzerine Yargıtay 17. HD’nin 08.07.2014 tarih ve 2014/12337-2014/10932 sayılı ilamı ile “Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. O hâlde mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” şeklindeki görekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlığın çözümünün idari
yargı alanına girmesi sebebi ile mahkemenin görevsizliğine, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 19/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.