MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındakiitirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen 04/12/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekilince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı araç maliki ... ile müvekkil şirket arasında ...plaka sayılı araç için karayolu motorlu araç zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi akdedildiğini; davalı ...'ın maliki olduğu ...plaka sayılı aracın sürücü belgesiz ve alkollü sürücü, dava dışı...'ın sevk ve idaresinde seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek ... plaka sayılı araca çarpması sonucu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini; dava dışı sigortalı araç sürücüsü...'ın sürücüsüz ve belgesiz alkollü araç kullandığını, trafik kazası tespit tutanağına göre ehliyetsiz ve alkollü sigortalı araç sürücüsü..., kazanın oluşumunda % 100 oranında tam kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin kazada davalıya ait sigortalı araç içerisinde bulunan... ve ... isimli şahısların vefat etmesi sonucu anılan şahısların yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödemiş olduğunu, müvekkil şirketin dava konusu kazada hasar gören ... plaka sayılı araç için aracın sigortacısı ... Sigorta A.Ş'ye 15.334,44 TL ödemiş olduğunu, müvekkil şirketin ödemiş olduğu bedelleri davalıdan talep etmesine rağmen, borcunu ödemeyen davalı borçlunun icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu; haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen ilk hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/03/2019 tarihli ve 2016/6557 esas, 2019/3716 karar sayılı ilamı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, davacı ... şirketinin ödeme yaparken bir bilirkişiye destekten yoksun kalma tazminatını hesaplatarak ödeme yaptığı, ödenen tutarın taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu, destek zararı ve araç hasarının belirlenmesi için mahkemece alanında uzman bilirkişiden
alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının yaptığı ödemelerin esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca ...’nin bir meblağ sigortası olmayıp gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, tazminatın da önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı, bu nedende mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 79.152,96 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, davalının işleteni olduğu ve davacı şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigorta kapsamına alınan araç ile yapılan trafik kazası neticesinde diğer araç içerisinde bulunan ve kazada ölen yakınlarına ödenen ve kazada hasar gören araç için ödenen toplam 109.799,84 TL'nin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bekar olarak vefat eden ... ve ... yönünden destek yaşasaydı anne ve babaya dağılımın dönemsel değişimlerine karşın ortalama %7,5’er pay verilerek hesaplama yapılması hatalı olup, hükme esas almaya elverişli değildir. Dairenin yerleşik uygulamalarına göre, hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamıştır.
O halde, destek ... ve ... yönünden yukarıda ifade olunan destek payları esas alınarak destek zararının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.