MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2018 gün ve 2015/11099 Esas 2018/5435 Karar sayılı ilamında "Davacılar vekili davalının ölü olduğunu bilmediğinden davacıların ölü kişiye karşı dava açması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği, HMK 124. maddesi gereği davaya dahil edilen davalılar ... mirasçılarına karşı yöneltilen davada işin esasına girilip incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında davacıların maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 4.500,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 2.500,00 'er TL tazminatın kaza tarihi olan 27/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı işleten mirasçılarından ve sürücüden murislerinin vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece sürücüye açılan dava tefrik edilmiştir. Tefrik edilen dosyada; davacı ... için 3.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... için 1.500,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş, tarafların temyiz etmemesi üzerine 05/07/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada ise; davacı ... için 4.500,00 TL manevi tazminat, ../...
diğer davacılar için 2.500,00'er TL manevi tazminat hükmedilmiştir. Bu durumda; sürücüye açılan dava davacı tarafça temyiz edilmeden kesinleşmiş olmasına ve her iki dosyanın davalıları müteselsil borçlu olmasına göre davacı ... için 3.000,00 TL, diğer davacılar ..., ..., ... için 1.500,00'er TL manevi tazminat miktarı aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.