MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.06.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av.... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 4 adet konutun davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu, poliçe tanziminden sonra 13/03/2016-30/05/2016 tarihleri arasında karar altına alınan sokağa çıkma yasağı esnasında, teminat altında bulunan konutların yandığını ve ağır hasar gördüğünü, içinde bulunan eşyaların tamamının kullanılamaz hale geldiğini, davalıya yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir daire için şimdilik 1.000,00 TL konut ve 1.000,00 TL eşya-yangın sigorta bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, gerçekleşmesi kesin gözü ile bakılan olaylar için bilerek düzenlenen sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigorta tekniğine göre gerçekleşen rizikonun ani ve beklenmedik olması gerektiğini, operasyonların kamu tasarrufu ile önceden ilan edilip zaman içine yayılarak yapılması, ayrıca münferit terör olaylarına değil komple imhaya yönelik ve düzenli olmasının rizikonun ani ve beklenmedik olması şartını ortadan kaldırdığını, hasarın meydana geliş şeklinin terör olayları niteliğinde değil çarpışma şeklinde olduğunu, çarpışmanın sigorta teminat kapsamı dışında olduğunu, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflar nedeni ile meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, davacının zararı devlet tarafından giderileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, TTK 1435 ve 1439 madde gereği tazminat ödeme borcu bulunmadığını, sigortalının rizikonun ağırlaştığını ihbar yükü bulunup bildirimde bulunmaması olması nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının sokağa çıkma yasağı ilanından sonra poliçe tanzim ettirmesinin TMK madde 2 'ye aykırı olduğunu, istenen tazminat miktarı ve faizin fahiş olduğunu, ticari faiz talebinin yasal olmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, dairelerin tamamında davacının oturmadığını, bazı eşyaların hasarı ve kaybolması ile ilgili beyanda bulunduğu fakat bu eşyaların gerek tespit sırasında gerek öncesinde mevcut olduğuna dair bir bulguya rastlanılmadığını, yine eksik sigorta durumu bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, anılan zararlardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu kabul edilerek %5 muafiyet oranı düşülerek hesaplanan zarar miktarı olan 606.766,31 TL’nin davalı ... şirketine ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrüt oluştuğundan 17/07/2016 tarihinden itibaren faiz ile tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile... numaralı poliçe kapsamında taleple bağlı kalınarak 145.000,00 TL bina ve 3.261,18 TL eşya hasar bedeli,...numaralı poliçe kapsamında taleple bağlı kalınarak 145.000,00 TL bina ve 19.275,89 TL eşya hasar bedeli,...numaralı poliçe kapsamında taleple bağlı kalınarak 145.000,00 TL bina ve 19.275,89 TL eşya hasar bedeli, ...numaralı poliçe kapsamında taleple bağlı kalınarak 145.000,00 TL bina ve 19.275,89 TL eşya hasar bedeli olmak üzere toplam 580.000,00 TL bina hasar bedeli ve 61.088,85 TL eşya hasar bedelinin, temerrüt tarihi 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı ... arasında 4 ayrı konut için sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Poliçelerdeki sigorta bedeli 154.602,74 TL olup bilirkişilerce taşınmazın değeri ise 212.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece taleple bağlı kalınarak her bir poliçe kapsamında 145.000,00 TL bina hasarına karar verilmiştir. Davalı vekili, eksik sigortanın söz konusu olduğunu savunmuş ancak, mahkemece hasar bedelinin tespiti ile yetinilerek, davalının eksik sigorta savunmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece TTK 1462. madde hükmüne göre davalının savunmasına yönelik değerlendirme
yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.