MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03.11.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 17.10.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı... plakalı davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplam 20.000,00 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile talebini 200.375,31 TL 'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; iddia,savunma ve toplanan delillere göre, başvurunun kabulü ile sürekli iş göremezlik için 200.375,31 TL'nin 20.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Bilim Başkanlığı'nın 11.04.2018 tarihli raporunda davacı ...'nın 17.10.2016 tarihli trafik kazasında travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile %25 kalıcı maluliyeti olduğu rapor edilmiştir.Uyuşmazlık Hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu düzenleyen heyette, davacının dava konusu kazadan kaynaklı yaralanmasındaki psikiyatrik değerlendirmeleri yapacak uzman doktorun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetininin tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek üzere içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre ve temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek "travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği, sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek ve varsa oranının ne olduğu hususlarında davacının bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, tıbbi tespitleri içeren, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... AŞ'ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ'ye geri verilmesine, 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.