MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi üzerine istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 16/05/2014 tarihinde davalının maliki olduğu dairede meydana gelen su borusu patlaması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı...'e ait dairenin hasara uğradığını, sigortalıya 02/07/2014 tarihinde 1.899,50 TL ödendiğini, ödenen 1.899,50 TL hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Dava, sigortalı daire maliki ...'e ihbar olunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen zararın davalının maliki olduğu daireden kaynaklanmadığı ve davalıya kusur izafe edilecek bir durum tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca duruşmalara katılmadığı, sadece beyan ve mazeret dilekçesi sunduğu gerekçesi ile davalı ve ihbar olunan lehine dilekçe yazım ücretine miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiş; davacı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ve ihbar olunan ... vekilinin kanun yararına bozma istemli dilekçeleri üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2021 gün ve 2020/75793 sayılı yazısı ile hükmün, HMK’nın 363/1. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulması” için temyiz talebinde bulunulmuştur.
1-Dava, konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminata dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. (HMUK'nın 49.) maddesinde, görülmekte olan bir davanın sonucundan hukuki yararı bir şekilde etkilenecek olan kişi ya da kişilerin davadan haberdar olmasını sağlamak amacıyla "davanın ihbarı" kurumu düzenlenmiş ve bu şekilde dava kendilerine ihbar edilen üçüncü kişi ya da kişilerin isterlerse davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılma (müdahil olma) olanağı sağlanmıştır (HMK m. 63., HMUK m. 50.). Diğer bir anlatımla ihbarla, davanın tarafı olmayan üçüncü bir kişiye müdahale edebileceği bir davanın açılmış ve görülmekte olduğu bildirilir.
Davanın ihbarı üzerine üçüncü kişi hareketsiz kalabileceği gibi davaya ferî müdahil olarak da katılabilir. Ancak, bunun için üçüncü kişinin ferî müdahale talebinde bulunması gerekir. Sırf duruşmaya katılması ya da beyan dilekçesi vermesi ferî müdahil sıfatını alması için yeterli değildir.
Somut olayda, ihbar olunan tarafından feri müdahale talebinde bulunulmamıştır. Bu durumda, davada taraf sıfatı ve müdahale talebi olmayan ihbar olunan ...'in taraf sıfatı olmadığı halde davanın reddine karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
2-Mahkemece, davanın reddi sonrasında, duruşmalara katılmayıp mazeret dilekçesi sunan davalı taraf yararına dilekçe yazım ücreti olan 440,00 TL'ye hükmedilmiştir.
Oysa, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca da konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda avukatlık ücretinin Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak belirlenecek bu ücretin, maddede yazılı istisnalar dışında, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamayacağının düzenlenmiş olması karşısında, davalı taraf yararına Tarife'nin anılan hükümlerine aykırı şekilde vekalet ücreti olarak dilekçe yazım ücreti tayin edilmesi de doğru görülmeyip 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesi gereği kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca Erdek Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/02/2018 günlü 2017/137 Esas ve 2018/75 Karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA; kararın bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 29/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.