MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... İnşaat Turizm Pazarlama ve Dış Tic. A.Ş., ..., ... ve ... ... vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının maliki olduğu apartmanın, 1999 depreminde ağır hasar görmesi nedeniyle, binayı inşa eden ... İnşaat Şti. aleyhine ve ortağı ve teknik uygulama sorumlusu ... aleyhine açtıkları davaların ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009 / 579 E. sayılı dosyasında birleştirildiğini, bu davalarda, ... İnşaata ait taşınmaz ile ...'e ait taşınmaz üzerinde verilen ihtiyati tedbir kararlarının tapuya şerh edildiğini; sözü geçen mahkemede davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi ve ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesine rağmen sonradan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması üzerine; borçlu ... inşaat A.Ş.nin taşınmazını düşük bedelle muvazaalı olarak davalı ...’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalılardan ...'in beyan ettiği satın alım bedeli bakımından düşük bedelle satış yapılmış olması, satış bedeline ilişkin verilen senetlerin ödenmemesi, davalı borçlu şirketin tasfiye sürecine yaklaşması ile şirketin borçları karşısında sadece arsa payının satıldığına ilişkin iddialara itibar edilmediği gerekçesiyle tasarrufun iptaline , yönetim kurulu üyelerinin (Davalılar ... ..., ... ve ...) şahsi sorumlulukları yönündeki talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar ... İnşaat Turizm Pazarlama ve Dış Tic. A.Ş., ..., ... ve ... ... vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre
borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK’nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Somut olayda mahkemece, tapudaki satış değeri ile gerçek satış değeri arasında misli fark bulunduğu gerekçesi ile tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için taşınmazın 3. kişiye satış tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle tespiti gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi yapılmadan 3. kişinin beyanına göre misli fark bulunduğu yönündeki değerlendirme hatalı olup eksik incelemedir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, tasarrufun iptaline konu taşınmazın 3. kişiye satış tarihindeki gerçek değerinin uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak tespiti ile karar yerinde, İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre davalılar ... İnşaat Turizm Pazarlama ve Dış Tic. A.Ş., ..., ... ve ... ... vekili ile davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... İnşaat Turizm Pazarlama ve Dış Tic. A.Ş., ..., ... ve ... ... vekili ile davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... İnşaat Turizm Pazarlama ve Dış Tic. A.Ş., ..., ... ve ... ... vekili ile davalı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy