MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay( Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 01/11/2016 tarih, 2014/17062 Esas ve 2016/9672 Karar sayılı bozma ilamında; "dava konusu tasarrufların borçlu ile oğulları arasında yapılmış olması nedeniyle İİK’nun 280/1 madde gereğince iptale tabi olması nedeniyle davanın kabulüne dava konusu 17.8.2005 tarihli tasarrufların davacının dava konusu 2007/1509 sayılı takip dosyasındaki bakiye 3.268 TL alacağı ile sınırlı olarak iptaline, davacıya 3.268 TL alacağı ile sınırlı olarak dava konusu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulüne, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... ... Mevkii, 1320 parsel sayılı, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, Köyiçi Mevkii, 1644 parsel sayılı,... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 392 parsel sayılı, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, Köyiçi Mevkii, 1598 parsel sayılı,... İli, ... İlçesi, ... Köyü, Akçaalan Mevkii, 976 parsel sayılı,... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 388 parsel sayılı,... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 391 parsel sayılı ve ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... ... Mevkii, 1337 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 17.08.2005 tarihli tasarrufların davacının bakiye alacağı olan 2.633,02-TL ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya bakiye alacağı olan 2.633,02-TL ile sınırlı olmak üzere söz konusu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davaları İİK'nun 282. maddesi gereğince borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötüniyetli üçüncü kişiler aleyhine de açılabilir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkili ...’ın davalı ...’ten boşandığını ve lehine tazminata hükmedildiğini, bu nedenle borçlu hakkında icra takibi yapıldığını, ancak davalı borçlunun dava konusu taşınmazlarını mal kaçırmak amacıyla davalı oğulları olan ... ve ...’e devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptalini
talep etmiştir. Davalı borçlu ...’nın yargılama sırasında 03/09/2011 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının da davalı ..., ... ve dahili davalı ... olduğu, davalı olarak mirasçıların dahil edildiği, ancak yargılama devam ederken 23/09/2015 tarihinde davacı ...’ın da vefat ettiği ve mirasçılarının yine davalılar ..., ... ve ... olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacı tarafa da mirasçıların dahil edilmesi gerekmekte ise de, bu durumda davacı ve davalı sıfatının birleşmesi durumu söz konusu olacak olup bu hususun mahkemece tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmediği gibi, muris borçlu ... tarafından davalı ... ve ... lehine tasarruflarda bulunulmuş olup, dahili davalı ... lehine yapılmış bir tasarruf bulunmadığından mirasçılardan ... ve ... ile ... arasında menfaat çatışması doğabileceği ve bu durumda bu dava yönünden terekeye temsilci atanması gerekeceği düşünülmeden, yazılı olduğu üzere karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar ... ve ...'e geri verilmesine 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.