MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkillerinden ...'ın, davalılar tarafından hakarete uğrayarak darp edildiğini, bu eylem sonucunda davalılar hakkında Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/368 Esas sayılı dosyası ile adam öldürmeye tam teşebbüs ve hakaret suçlarından dava açıldığını, müvekkili ...’ın kafatasında kırık oluştuğunu ve beyin kanaması geçirip uzun süre tedavi gördüğünü, bu nedenle müvekkili...in ve ailesinin zarara uğradığını belirterek müvekkili ... için 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, müvekkili ... için 2.500,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi, müvekkili ... için 2.500,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi, müvekkili ... için 2.500,00 TL manevi tazminat, ... için 2.500,00 TL manevi tazminat ve ... ... için 2.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi ve 42.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller göre davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000.00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 31/05/2011 tarihi olarak yazılması gerekirken 27/02/2013 tarihi olarak yazılması ve davacılardan ... ve ...’ın isimlerinin yazılmamış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
1-Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, davacıların maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000.00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Bununla birlikte, kararın gerekçe kısmında ise davacıların manevi tazminat talebinden feragat ettikleri anlaşılmakla manevi tazminat talebinin reddine ve davacıların maddi tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Bu durum, hüküm ile gerekçe arasında açık bir çelişki meydana getirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 298/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar, hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkeme kararındaki bu çelişkinin, bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı ilamıyla karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Dosyanın incelenmesinde; dava dilekçesinde, davacılardan ... için 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, ancak mahkemece anılan davacının talepleri bakımından olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
HMK’nın 297. maddesinin 2. fıkrasında; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca mahkemece, davacı ...’ın talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.