MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Davacı ... Tarım Ürünleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... tarafından, davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Yaş Sebze ve Meyve Hal Yönetimi aleyhine 09/07/2015 gününde verilen dilekçe ile hal hakem kararının iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 14/05/2019 günlü davanın reddine ilişkin karara yönelik olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili İzmir İl Ticaret Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 19.06.2015 tarihli 52101085-435.99/1280 sayılı Hal Hakem Heyeti kararının kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasına dayalı hal hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin kanun yararına bozma istemli dilekçesi üzerine, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09.09.2021 gün ve 39152028-153.01-1486-2020-E. 1511/24619 sayılı yazısı ile hükmün, HMK’nın 363/1. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulması” için temyiz talebinde bulunulmuştur.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyizin amacı; kesin olarak verilen ya da istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini ve buna bağlı olarak kanunların uygulanmasında ülke genelinde birliği sağlamak, karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından gidermektir. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına temyiz kurumunun konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık hâlleri olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olacaktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre de “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”.
5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre “Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda
heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.”
Anılan yasal düzenlemelere göre; değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda hal hakem heyeti kararlarına karşı yapılacak itirazı inceleme görevi, hal hakem heyetinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden (re'sen) göz önüne alınması gerekir. Eldeki davaya konu uyuşmazlık miktarının elli bin Türk Lirasının altında bulunması karşısında, davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerekir.
Şu halde; anılan yasal düzenleme karşısında davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı yeri olduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 23/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy