MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili Av. ... ... tarafından, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ... aleyhine 31/01/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin işletmesinde bulunan ...’a ait boru hattına davalıların hırsızlık amacıyla vana takmak suretiyle gerçekleştirdikleri eylem neticesinde yargılandıklarını, yapılan yargılama neticesinde Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/49 Esas, 2006/724 Karar sayılı dosyası ile suçun sabit görüldüğünü, olay neticesinde müvekkil kurumun bakım onarım, kullanılan malzeme, fazla mesai ve işçilik, makine ve araç giderleri, petrol kaybı, işletme kaybı vs. şeklinde maddi zararının oluştuğunu belirterek bu zararın tazminini istemiştir.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece 23/02/2016 tarihli 2014/38 esas ve 2016/250 sayılı ilk kararla davanın kabulüne karar verilmiş, bir kısım davalıların temyizi üzerine Dairemizin 15/04/2019 tarihli 2019/367 esas ve 2019/2313 sayılı ilamı ile 23/11/2005 tarihli “teslim tesellüm ve yediemin tutanağı” başlıklı belge doğrultusunda davacıya teslimi yapılan yakıt bedelinin toplam zarardan düşüldükten sonra hesaplanacak miktara hükmedilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2016 tarihli 2014/38 esas ve 2016/250 sayılı ilk kararın davalılar ... ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmediği, diğer davalılar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/04/2019 tarihli 2019/367 esas ve 2019/2313 sayılı ilamıyla hükmün davalılar ... ve ... yararına bozulduğu, ilk kararı temyiz etmeyen davalılar ... ..., ..., ..., ... yönünden verilen ilk kararın kesinleşmiş olmasına rağmen mahkemece bozma sonrası, hakkında ilk karar kesinleşen davalılardan yönünden infazda tereddüt oluşturacak şekilde yeniden karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, hakkında ilk karar kesinleşen davalılar ... ..., ..., ..., ... yönünden yukarıda açıklanan nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy